Dolar : Alış : 5.4764 / Satış : 5.4862
Euro : Alış : 6.1672 / Satış : 6.1783
HAVA DURUMU
hava durumu

ceylanpinar21°CParçalı Bulutlu

Son Dakika Haberleri

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

RUHUNU ARAYAN KAVRAM: ADALET!

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » RUHUNU ARAYAN KAVRAM: ADALET!
17 Ağustos 2017
RUHUNU ARAYAN KAVRAM: ADALET!

HALİT DURMAZ / TÜM YAZILARI

Hayatımızda öyle kavramlar vardır ki, çok sık kullanmamıza rağmen tek bir kelime hatta cümle ile anlamını bulmakta güçlük çeker, değerinin ve ağırlığının altında eziliriz çoğu zaman. Hem konusu hem de yaşamımızdaki uygulama alanı ile bu güçlüğü en çok hissettiğimiz kavramlardan biri de “Adalet” olsa gerek; Zira adalet hayatın her unsurunu, her yönünü kapsar.

Tarifinin güçlüğüne rağmen hiç şüphe yok ki, önce adalet ile “hak” ve “haklılık”ın bir arada kullanıldığını biliyoruz. Adalet için, hakkın gözetilmesi, haklı ile haksızın ayırt edilmesi ve herkese layık olduğu muameleyi yapmaktır diyebiliriz. Bir hakkın yerine getirilmesi de adalettir. Adaletin ön şartı evrensel ahlak ilkelerine ve hukuk kurallarına uygun olunmasıdır. Bir devlet içinde yaşayan herkesin, yasalarla sahip olduğu haklarını kullanması da ancak adaletle sağlanır.

Hak elde etmek ya da haksızlığı kabul ettirmek insanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğuna göre adalet, ahlak ve din kurallarından bağımsız değildir. Adaleti kevni ve kelami ayetlerinde en mükemmel biçimde anlatan ve kendini Adl ismiyle de tanıtan Allah (cc) muhakkak ki, mutlak hâkim ve adalet sahibidir. Hem Kur'an'ın dört esasından biri de yine adalettir.

Kur’anın Muhkem ayetlerine göre samimi olarak iman etmiş bir mü’minin vasıflarından bir kısmı şu şekildedir:  Hakkı ve hukuku gözeterek herhangi bir konuda hüküm vereceği zaman adil ve tarafsız olur. Sevdiği-saydığı kendisine yakın olanların aleyhine dahi olsa adaletten sapamaz. Adil şahitliğini gizlemez. Ölçüde, tartıda hesap ve kitapta dosdoğru olur. İnsanları kandırmaz- aralarında ayırım yapmaz/yapamaz. Aralarında anlaşma bulunan düşman topluluklara karşı dahi adil olur, hakikati saptırmaz. Yetimin, öksüzün malını gözetir, muhafaza eder. Ne kendi heva ve istekleri nede yakınlarının heva ve isteklerine göre hareket etmez. Olay ve durumlara şahsi, ailevi veya ırki menfaat açısından değil doğruluk ve adalet açısından yaklaşır. Bir konuda karar vermeden önce dikkatli bir biçimde inceleme yapar, olayların tüm boyutlarını görmeye çalışır. Allah’ın (cc) adil olanları, hakkı tavsiyede bulunanları ve adaletle davrananları sevdiğini bilir.

Bu vasıfları adil olmakla yükümlü olan,( ancak bu yükümlülüklerine her gün biraz daha kulak tıkayan)  hem siyasilerimizin hem de bürokratlarımızın daha çok dikkate alması elzemdir. Zira biliyoruz ki adil olunmadan yönetici olunmaz. Zulmün ve haksızlığın kol gezdiği, adaletsizliğin, rüşvetin, kayırmacılığın yaygın olduğu, insanların eşit olmadığı ve vatandaşların devletin imkânlarından eşit yararlanmadığı bir ortamın müsebbibi başta devlet adamlarıdır. Görüyoruz ki dünkü yöneticiler, yanı başlarındaki sorunları halletmenin rahatlığı ile Diclenin kenarındaki sorunları halledememenin huzursuzluğunu yaşıyorlarken, maalesef bugünün kimi idarecileri de belki uzaklara bakmanın fikir dağınıklığı, koltuk/makam hırsı, liyakat ve basiret yoksunluğu gibi nedenlerle hemen yanı başlarındaki sorunları görememe talihsizliğini yaşamaktadırlar.

Sosyolojik bir hakikat olarak, siyasal yönetimlerin, medeniyetlerin, devletlerin süreklilikleri ve huzuru ile adalete uygun davranmaları arasında çok önemli bir bağlantı gözlenmektedir.  Adalet kavramının yaşamın her sahasında özüne uygun pratik uygulama alanları bulamaması, bizde de son zamanlarda olduğu gibi, tartışmalara neden olmaktadır. Geçici menfaatler için toplumsal adaleti zedeleyen, hak kavramının içini boşaltan, adaleti, ‘adalet saraylarına’ mahkûm edenler, açtıkları bu derin çatlağın, güvensiz ortamın kurbanı olurlar. İlânihaye, biliyoruz ki süreğeni olan hiçbir makam ve mevki yoktur. Hele ki elde edilen makamlar kişilere tevazu değil kibir yüklemiş; mevkiler, mazlumlara hizmet etme yerine yeni mazlumlar- mağdurlar üretmeye başlamışsa. "…içindeki zayıfların, incitilmeden haklarını alamadıkları bir cemiyet iflah olmaz." (İbn-i Mâce, sadakat 17) Nebevi mesajı da bunu tasdik etmektedir.

Çok iyi bilmeliyiz ki adaletli olmayanlar, mülkü ayakta tutamazlar.

Vesselam…

İlgili Terimler :

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

BENZER İÇERİKLER

Etiketlere ‘yerli malı’ logosu

Etiketlere ‘yerli malı’ logosu Ticaret Bakanlığınca Türkiye'de üretilen mallar için etiketlere

Ceylanpınar’da elektrikle balık avlayan kişi öldü

Ceylanpınar’da elektrikle balık avlayan kişi öldü Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde elektrikle balık avlamak isterken

FIRAT’IN ALTINLARI…

FIRAT’IN ALTINLARI… Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması yakındır.  “İnsanlar

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN