Dolar : Alış : 5.3231 / Satış : 5.3327
Euro : Alış : 6.0775 / Satış : 6.0884
HAVA DURUMU
hava durumu

ceylanpinar18°CAz Bulutlu

Son Dakika Haberleri

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

ADALET VE KALKINMA NE DURUMDA

Ana Sayfa » Ceylanpınar » ADALET VE KALKINMA NE DURUMDA
20 Ağustos 2018
ADALET VE KALKINMA NE DURUMDA

AK Partinin “adalet” ve “kalkınma” kavramlarını slogan yaparak yola koyulduğunu biliyoruz. “Kalkınma” ile ilgili işler, küresel güçlere rağmen yolunda gidiyor. AK Parti döneminde, her sahada “kalkınma”yı ifade edebilecek sayısız hizmetler yapıldı ve yapılmaya da devam edilmektedir. Bugün Türkiye, büyük bir atılımla dünyanın gelişmiş ülkeleriyle yarışabilmektedir. Ak Partinin Türkiye’yi kalkındırdığı inkâr edilemez bir gerçektir dolayısıyla.

“Adalet” ile ilgili ayağa gelince… Bugün AK Partiyi eleştirenler, en çok bu ayağa hücum etmektedirler. Çünkü “adalet” kavramı soyuttur. Adaletin sağlanıp sağlanmadığı hususu, kolaylıkla tartışma konusu olabilmektedir. İşte bu noktada AK Parti Hükümetine düşen şey, “adalet” ayağının istihkâmı için yoğun bir çalışma başlatmasıdır. Çünkü “adalet” ayağı yeterince sağlamlaştırılmasa, “kalkınma” ayağınız istediğiniz kadar güçlü olsun, yine de sizleri ayakta tutmaya yetmeyecektir.

Devlet yönetiminde adalet sağlandığı takdirde, sizin dışınızda gerçekleşen gelişmelerden dolayı ekonominiz zor duruma düştüğünde veyahut kalkınmayla ilgili problemler yaşandığında, kamuoyu yanınızda duracak ve sizi desteklemeye devam edecektir. Ancak kamu vicdanında sizin adil olmadığınız ile ilgili bir kanaat oluşursa, ülkeyi istediğiniz kadar kalkındırın, insanlar bir süre sonra alternatifsizliğinize rağmen, sizlere küsecek ve sizleri cezalandırma yoluna gidecektir.

Adaleti tesis etme hususunda, en tepeden en aşağıya kadar, devlet mekanizmasında yer alanların büyük gayret sarf etmesi gerekir. Kamu vicdanını yaralayacak tavır ve tutumlardan tüm yetkililerin hassasiyetle kaçınması gerekir. Özellikle insanların ekmeği ve aşı ile ilgili hususlarda, adalet terazisi asla eğriltilmemelidir. Zira birinin ekmeğini/işini elinden aldığınız takdirde ona yaşam hakkı tanımamış olursunuz. Zulme uğradığını düşünen birinin/akrabalarının/çevresinin yanında, siz uzaya da çıksanız artık beyhudedir.

Bilindiği gibi özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, kamudan ihraçlar çokça yapıldı. Aradan iki yıldan fazla zaman geçti. İhraç edilenlerin durumları sağduyuyla, zandan uzak bir şekilde, somut verilerle değerlendirilmeli ve hakkında doyurucu delil elde edilmeyenler, bir an önce görevlerine iade edilmelidir. Özellikle yakınlarından dolayı, tedbiren görevden alınanlar varsa bunlar ivedilikle işlerine döndürülmelidir. Çünkü suçlar şahsidir, yakınınız suç işlemiş diye siz de suç işleyeceksiniz, diye bir kural yoktur.

Öte yandan işe alımlarda, adalet terazisi aynı şekilde sağlam kurulmalıdır. Daha önce tutulan istihbarat arşivlerinin baştan sona gözden geçirilmesi gerekir. Zira bugün elde bulunan GBT arşivleri maalesef güvenilir değildir. Bu arşivleri oluşturanların birçoğu, bugün FETÖ’den dolayı kamudan ihraç edilmiş durumda. Haliyle insanları bu verilerle değerlendirmeye almak, adil olmayacağı gibi, insanları devlete düşman etmekten başka bir şeye de yaramayacaktır.

Mülki amirler, daire amirleri ve görevli komisyonların istihbarî verileri değerlendirme biçimleri de çok farklılık gösterebilmektedir. Bazı amir veya komisyonlar, kişinin bir yakınıyla ilgili olumsuz bir bilgiden dolayı kişinin kendisini de sakıncalı görüp kişi hakkında olumlu değerlendirme yapmaz iken bazıları da şahsın sadece kendisiyle ilgili olumsuz bir bilgi varsa bunu değerlendirmektedir. Tabii ki olması gereken ikincisidir.

Şu husus da göz önünde bulundurulmalıdır: Devlet, vatandaşlarının üstüne tüm kapılarını kapatmamalıdır. Özellikle kamuda çalışmaktan başka çaresi olmayan bir vatandaşına, devletin hiç merhamet etmemesi; geçmişte yaptığı hatalardan dolayı onu ömür boyu cezalandırması/kamudan mahrum bırakması sağlıklı bir tutum değildir. Bu, devletin kendi eliyle kendine düşman üretmesidir. Elbette ki devlet düşmanlığını kendine amaç edinen kişiler, takibe alınmalı; suç işlemelerine fırsat verilmeden haklarında gerekli işlemler yapılmalıdır. Ancak bu tür kişiler, mutlaka somut delillerle yargılanmalıdır. Aksi takdirde zihin okumalarla insanları fişlemek, kamu vicdanını rahatsız edeceği gibi devletin aleyhinde antipropaganda yapılmasına da kapı aralayacaktır.

Sonuç olarak AK Parti, bu iktidar döneminde, özellikle “adalet”i tesis etme hususunda yoğun bir çalışma başlatmalıdır. İşten çıkarılanlarla ilgili olarak başta şahsın kendisi, niçin ihraç edildiğini haklı gerekçelerle anlamalı ve şeriatın kestiği parmak ağrımaz, diyebilmelidir. İşe alımlarda ise kriterler o kadar adilce olmalı ve uygulanmalı ki, işe alınmayanlar, benden daha çok hak edenler vardı; bu nedenle işe alınmadım, diyebilmelidir.

Unutmayalım ki adaleti sağlamak zor olabilir ama imkânsız değildir.

20 Ağustos 2018 / Ceylanpınar

           Mustafa TURAN

İlgili Terimler :

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

BENZER İÇERİKLER

DOĞMASAYDIN; DOĞMAZDIK MÜSLÜMAN..

DOĞMASAYDIN; DOĞMAZDIK MÜSLÜMAN.. Diri  diri kızlar toprağa gömülürken  Kan davalarından

YÂ KUR AN YÂ KURGAN…

YÂ KUR AN YÂ KURGAN…  Toplumsal bozulmadan rekora doğru gidiyoruz. Hastalık belli ama tedavide

Burs ve kredi başvuru sonuçları açıklandı

Burs ve kredi başvuru sonuçları açıklandı Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, yükseköğretim öğrencilerinin

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN